QuRan 77 المرسلات
Al-Mursalat Mürselât meccan total:50
- وَٱلۡمُرۡسَلَٰتِ عُرۡفٗا
Waalmursalati AAurfan
Birbiri ardından gönderilenlere ve görevlerine koştukça koşanlara, Allah'ın buyruklarını yaydıkça yayanlara ve hak ile batılın arasını ayırdıkça ayıranlara, kötülüğü önlemek veya uyarmak için vahiy getiren meleklere and olsun ki, size söz verilen kıyamet şüphesiz kopacaktır - فَٱلۡعَٰصِفَٰتِ عَصۡفٗا
FaalAAasifati AAasfan
Birbiri ardından gönderilenlere ve görevlerine koştukça koşanlara, Allah'ın buyruklarını yaydıkça yayanlara ve hak ile batılın arasını ayırdıkça ayıranlara, kötülüğü önlemek veya uyarmak için vahiy getiren meleklere and olsun ki, size söz verilen kıyamet şüphesiz kopacaktır - وَٱلنَّـٰشِرَٰتِ نَشۡرٗا
Waalnnashirati nashran
Birbiri ardından gönderilenlere ve görevlerine koştukça koşanlara, Allah'ın buyruklarını yaydıkça yayanlara ve hak ile batılın arasını ayırdıkça ayıranlara, kötülüğü önlemek veya uyarmak için vahiy getiren meleklere and olsun ki, size söz verilen kıyamet şüphesiz kopacaktır - فَٱلۡفَٰرِقَٰتِ فَرۡقٗا
Faalfariqati farqan
Birbiri ardından gönderilenlere ve görevlerine koştukça koşanlara, Allah'ın buyruklarını yaydıkça yayanlara ve hak ile batılın arasını ayırdıkça ayıranlara, kötülüğü önlemek veya uyarmak için vahiy getiren meleklere and olsun ki, size söz verilen kıyamet şüphesiz kopacaktır - فَٱلۡمُلۡقِيَٰتِ ذِكۡرًا
Faalmulqiyati thikran
Birbiri ardından gönderilenlere ve görevlerine koştukça koşanlara, Allah'ın buyruklarını yaydıkça yayanlara ve hak ile batılın arasını ayırdıkça ayıranlara, kötülüğü önlemek veya uyarmak için vahiy getiren meleklere and olsun ki, size söz verilen kıyamet şüphesiz kopacaktır - عُذۡرًا أَوۡ نُذۡرًا
AAuthran aw nuthran
Birbiri ardından gönderilenlere ve görevlerine koştukça koşanlara, Allah'ın buyruklarını yaydıkça yayanlara ve hak ile batılın arasını ayırdıkça ayıranlara, kötülüğü önlemek veya uyarmak için vahiy getiren meleklere and olsun ki, size söz verilen kıyamet şüphesiz kopacaktır - إِنَّمَا تُوعَدُونَ لَوَٰقِعٞ
Innama tooAAadoona lawaqiAAun
Birbiri ardından gönderilenlere ve görevlerine koştukça koşanlara, Allah'ın buyruklarını yaydıkça yayanlara ve hak ile batılın arasını ayırdıkça ayıranlara, kötülüğü önlemek veya uyarmak için vahiy getiren meleklere and olsun ki, size söz verilen kıyamet şüphesiz kopacaktır - فَإِذَا ٱلنُّجُومُ طُمِسَتۡ
Faitha alnnujoomu tumisat
Yıldızların ışığı giderildiği zaman - وَإِذَا ٱلسَّمَآءُ فُرِجَتۡ
Waitha alssamao furijat
Gök yarıldığı zaman - وَإِذَا ٱلۡجِبَالُ نُسِفَتۡ
Waitha aljibalu nusifat
Dağlar pamuk gibi atıldığı zaman - وَإِذَا ٱلرُّسُلُ أُقِّتَتۡ
Waitha alrrusulu oqqitat
Peygamberlere ümmetleri hakkında şahidlik vakitleri bildirildiği zaman - لِأَيِّ يَوۡمٍ أُجِّلَتۡ
Liayyi yawmin ojjilat
Bu, hangi güne bırakılmıştı - لِيَوۡمِ ٱلۡفَصۡلِ
Liyawmi alfasli
Hüküm gününe bırakılmıştı - وَمَآ أَدۡرَىٰكَ مَا يَوۡمُ ٱلۡفَصۡلِ
Wama adraka ma yawmu alfasli
Hüküm gününün ne olduğunu sen nerden bilirsin - وَيۡلٞ يَوۡمَئِذٖ لِّلۡمُكَذِّبِينَ
Waylun yawmaithin lilmukaththibeena
O gün yalanlamış olanların vay haline - أَلَمۡ نُهۡلِكِ ٱلۡأَوَّلِينَ
Alam nuhliki alawwaleena
Öncekileri yok etmedik mi? Ardından, sonrakileri de onlara katarız - ثُمَّ نُتۡبِعُهُمُ ٱلۡأٓخِرِينَ
Thumma nutbiAAuhumu alakhireena
Öncekileri yok etmedik mi? Ardından, sonrakileri de onlara katarız - كَذَٰلِكَ نَفۡعَلُ بِٱلۡمُجۡرِمِينَ
Kathalika nafAAalu bialmujrimeena
Suçlulara böyle yaparız - وَيۡلٞ يَوۡمَئِذٖ لِّلۡمُكَذِّبِينَ
Waylun yawmaithin lilmukaththibeena
O gün, yalanlamış olanların vay haline - أَلَمۡ نَخۡلُقكُّم مِّن مَّآءٖ مَّهِينٖ
Alam nakhluqkum min main maheenin
Sizi bayağı bir sudan yaratıp onu belli bir süreye kadar sağlam bir yere yerleştirmedik mi - فَجَعَلۡنَٰهُ فِي قَرَارٖ مَّكِينٍ
FajaAAalnahu fee qararin makeenin
Sizi bayağı bir sudan yaratıp onu belli bir süreye kadar sağlam bir yere yerleştirmedik mi - إِلَىٰ قَدَرٖ مَّعۡلُومٖ
Ila qadarin maAAloomin
Sizi bayağı bir sudan yaratıp onu belli bir süreye kadar sağlam bir yere yerleştirmedik mi - فَقَدَرۡنَا فَنِعۡمَ ٱلۡقَٰدِرُونَ
Faqadarna faniAAma alqadiroona
Buna gücümüz yeter; Biz ne güzel güç yetireniz - وَيۡلٞ يَوۡمَئِذٖ لِّلۡمُكَذِّبِينَ
Waylun yawmaithin lilmukaththibeena
O gün yalanlamış olanların vay haline - أَلَمۡ نَجۡعَلِ ٱلۡأَرۡضَ كِفَاتًا
Alam najAAali alarda kifatan
Biz yeryüzünü, dirilerin ve ölülerin toplantı yeri yapmadık mı - أَحۡيَآءٗ وَأَمۡوَٰتٗا
Ahyaan waamwatan
Biz yeryüzünü, dirilerin ve ölülerin toplantı yeri yapmadık mı - وَجَعَلۡنَا فِيهَا رَوَٰسِيَ شَٰمِخَٰتٖ وَأَسۡقَيۡنَٰكُم مَّآءٗ فُرَاتٗا
WajaAAalna feeha rawasiya shamikhatin waasqaynakum maan furatan
Orada yüksek yüksek sabit dağlar var edip size tatlı sular içirmedik mi - وَيۡلٞ يَوۡمَئِذٖ لِّلۡمُكَذِّبِينَ
Waylun yawmaithin lilmukaththibeena
Yalanlamış olanların vay o gün haline - ٱنطَلِقُوٓاْ إِلَىٰ مَا كُنتُم بِهِۦ تُكَذِّبُونَ
Intaliqoo ila ma kuntum bihi tukaththiboona
İnkarcılara o gün şöyle denir: "yalanlayıp durduğunuz şeye gidin - ٱنطَلِقُوٓاْ إِلَىٰ ظِلّٖ ذِي ثَلَٰثِ شُعَبٖ
Intaliqoo ila thillin thee thalathi shuAAabin
gölge yapmayan ve ateşten de korumayan cehennem dumanının üç kollu gölgesine gidin - لَّا ظَلِيلٖ وَلَا يُغۡنِي مِنَ ٱللَّهَبِ
La thaleelin wala yughnee mina allahabi
gölge yapmayan ve ateşten de korumayan cehennem dumanının üç kollu gölgesine gidin - إِنَّهَا تَرۡمِي بِشَرَرٖ كَٱلۡقَصۡرِ
Innaha tarmee bishararin kaalqasri
O gölgenin saçtığı her bir kıvılcım sanki birer sarı devedir, konak gibi de büyüktür - كَأَنَّهُۥ جِمَٰلَتٞ صُفۡرٞ
Kaannahu jimalatun sufrun
O gölgenin saçtığı her bir kıvılcım sanki birer sarı devedir, konak gibi de büyüktür - وَيۡلٞ يَوۡمَئِذٖ لِّلۡمُكَذِّبِينَ
Waylun yawmaithin lilmukaththibeena
Yalanlamış olanların o gün vay haline - هَٰذَا يَوۡمُ لَا يَنطِقُونَ
Hatha yawmu la yantiqoona
Bu, onların konuşamayacakları gündür - وَلَا يُؤۡذَنُ لَهُمۡ فَيَعۡتَذِرُونَ
Wala yuthanu lahum fayaAAtathiroona
Onlara izin de verilmez ki özür beyan etsinler - وَيۡلٞ يَوۡمَئِذٖ لِّلۡمُكَذِّبِينَ
Waylun yawmaithin lilmukaththibeena
Yalanlamış olanların o gün vay haline - هَٰذَا يَوۡمُ ٱلۡفَصۡلِۖ جَمَعۡنَٰكُمۡ وَٱلۡأَوَّلِينَ
Hatha yawmu alfasli jamaAAnakum waalawwaleena
Bu, sizleri ve öncekileri topladığımız hüküm günüdür - فَإِن كَانَ لَكُمۡ كَيۡدٞ فَكِيدُونِ
Fain kana lakum kaydun fakeedooni
Eğer bir düzeniniz varsa Bana kurun - وَيۡلٞ يَوۡمَئِذٖ لِّلۡمُكَذِّبِينَ
Waylun yawmaithin lilmukaththibeena
Yalanlamış olanların o gün vay haline - إِنَّ ٱلۡمُتَّقِينَ فِي ظِلَٰلٖ وَعُيُونٖ
Inna almuttaqeena fee thilalin waAAuyoonin
Allah'a karşı gelmekten sakınmış olanlar, elbette gölgeliklerde ve pınar başlarındadırlar - وَفَوَٰكِهَ مِمَّا يَشۡتَهُونَ
Wafawakiha mimma yashtahoona
Canlarının istediği meyveler arasındadırlar - كُلُواْ وَٱشۡرَبُواْ هَنِيٓـَٔۢا بِمَا كُنتُمۡ تَعۡمَلُونَ
Kuloo waishraboo haneean bima kuntum taAAmaloona
Onlara denir ki: "İşlediklerinize karşılık afiyetle yiyiniz, içiniz - إِنَّا كَذَٰلِكَ نَجۡزِي ٱلۡمُحۡسِنِينَ
Inna kathalika najzee almuhsineena
Biz, iyi davrananlara işte böyle karşılık veririz - وَيۡلٞ يَوۡمَئِذٖ لِّلۡمُكَذِّبِينَ
Waylun yawmaithin lilmukaththibeena
O gün yalanlamış olanların vay haline - كُلُواْ وَتَمَتَّعُواْ قَلِيلًا إِنَّكُم مُّجۡرِمُونَ
Kuloo watamattaAAoo qaleelan innakum mujrimoona
Yiyiniz, biraz zevkleniniz bakalım, doğrusu sizler suçlularsınız - وَيۡلٞ يَوۡمَئِذٖ لِّلۡمُكَذِّبِينَ
Waylun yawmaithin lilmukaththibeena
O gün yalanlamış olanların vay haline - وَإِذَا قِيلَ لَهُمُ ٱرۡكَعُواْ لَا يَرۡكَعُونَ
Waitha qeela lahumu irkaAAoo la yarkaAAoona
Onlara "Rüku edin" denildiğinde rükua varmazlar - وَيۡلٞ يَوۡمَئِذٖ لِّلۡمُكَذِّبِينَ
Waylun yawmaithin lilmukaththibeena
O gün yalanlamış olanların vay haline - فَبِأَيِّ حَدِيثِۭ بَعۡدَهُۥ يُؤۡمِنُونَ
Fabiayyi hadeethin baAAdahu yuminoona
Kuran'dan başka hangi söze inanacaklar